ter alerjisi

Ter alerjisi, ter içeriğine karşı vücudun kaşıntı ile kendini gösteren alerji gelişmesine denilir. Özellikle atopik dermatit (Egzama) ve kolinerjik ürtiker (Isı artışına bağlı kurdeşen) hastalığı olanlarda görülür. 

Terin faydaları

Ter vücudumuza önemli faydaları yanında bazen de zararlı olabilmektedir. Ter, vücudumuzun ısısının düzenlenmesi ve cilt yüzeyindeki nemin korunmasında cildin dengesini sağlamaktadır. Ter  içindeki anti-mikrobiyal peptidler cilt savunmasında önemli rol oynar. 

İnsan ekrin teri su, sodyum, potasyum, bikarbonat , klorür, laktat, üre, amonyak ve küçük miktarlarda çeşitli amino asitler içeren seyreltik bir elektrolittir. Ekrin terdeki proteinler arasında proteazlar (örn. kallikreinler), proteaz inhibitörleri (örn. sistatinler), anti-mikrobiyal peptitler (AMP’ler; örneğin dermcidin ve katelisidin) ve dış patojenlere karşı savunma görevi gören salgısal IgA bulunur. Ani bir aşırı duyarlılık reaksiyonunu indükleyen maddelere ek olarak , insan terinde keratinositleri aktive eden proinflamatuar sitokinler (interlökin (IL)-1α, IL-1β ve IL-31) bulunur.

Ter atopik dermatit (AD) ve kolinerjik ürtiker için tetikleyici veya alevlendirici faktör olarak kabul edilir. Egzamadaki deri lezyonları terleme ile bağlantılı olarak şiddetlenir ve ısı artışıyla gelişen kurdeşen de yüksek vücut ısısı nedeniyle terleme ile uyarılır. 

Egzama ve Ter

Egzama, kişisel veya ailede atopik hastalık öyküsü olan kaşıntı ve iltihaplanma ile karakterize kronik, tekrarlayan egzamatöz bir deri hastalığıdır. Egzamalı hastaların serumlarında yüksek düzeyde IgE üretimi gözlenir, bu da IgE’nin egzama oluşmasında önemli bir faktör olduğunu gösterir. Ev tozu akarları, gıdalar, polenler, hayvanlar ve mikroplar gibi çok sayıda faktör, IgE aracılı sensitizasyon süreci ve müteakip immünolojik tepkiler yoluyla egzamanın alevlenmesini tetikler.

Ter, tüm yaş gruplarında egzamadaki ana alevlenme faktörlerinden biri olarak kabul edilir. Ayrıca, egzama lezyonları, özellikle çocuklarda, ağırlıklı olarak eklem yerleri, diz arkası ve boyun gibi vücudun tere duyarlı kısımlarında dağılır ve egzama deri lezyonlarının oluşumunda ter ilişkisini gösterir. Bir klinik uygulama ortamında, egzamanın okul çocuklarında alevlenmesi genellikle terlemenin sık olduğu zaman ve/veya mevsimlerde gözlenirken, duş alarak veya ıslak bir havluyla silerek teri uzaklaştırmak için sürekli çaba gösterilmesiyle düzelir. 

Egzamalıların cildi kurudur. Terleyince daha da kurur. Kuru cildin pH değeri arttığı için cilde bakterilerin yerleşmesi için uygun ortam haline gelir. Hasarlı cilt bariyeri kaşıntıya neden olur. 

Ayrıca egzamalıların ciltleri, terdeki mikroplar veya değişen pH nedeniyle hasarlı cildin tahrişi, egzama lezyonlarında kaşıntıya neden olabilir.

Normal cilt mikrobiyal florasının bir parçası olarak deride en yaygın mantar olan Malassezia tarafından salgılanan ve terle kontamine olan bir protein tanımlanmıştır . Ayrıca, terde henüz açığa çıkmamış başka içsel veya dışsal antijenler olabilir. Bu nedenle, ter aşırı duyarlılığının, yalnızca mikrop tarafından üretilen ve terle kontamine olan bir dış faktör tarafından mı yoksa ter bezi hücreleri tarafından salgılanan içsel bir faktör tarafından mı ortaya çıktığı tartışmalıdır

Isı artışına bağlı kurdeşen ve ter

Isı artışına bağlı kurdeşen veya kolinerjik kurdeşen, benzersiz klinik özelliklerle karakterize edilir; fiziksel egzersiz, banyo yapma, vücut ısısını yükseltme veya duygusal stres sırasında terlemenin neden olduğu, çevresinde eritemle birlikte iğne büyüklüğünde, oldukça kaşıntılı kabarcıklar gelişmektedir. Kolinerjik kurdeşendeki kabarıklık yanıtının kesin altta yatan mekanizması henüz açıklığa kavuşturulmamıştır, ancak tere karşı aşırı duyarlılığın patogenezde rol oynayabileceği öne sürülmüştür. Gerçekten de, kolinerjik kurdeşen hastaların %65’inden fazlası otolog ter ile intradermal deri testi pozitif saptanmıştır. 

Ter antijeni kaynağı olarak Malassezia

Ter antijeni insan ve hayvanların en yaygın deri florası olduğuna inanılan ve şu anda 17 türü kapsayan Malassezia tarafından salgılanmaktadır . Malassezia bakteri, mantar ve virüsler gibi çok sayıda mikrobiyotadan oluşan normal kutanöz floranın bir bölümünü işgal eder. Malassezia’nın çoğu , baş ve boyun gibi seboreik cilt bölgeleri için bir tercihe sahiptir, çünkü yağ asidi sentezi için gen eksikliğinden dolayı besin gereksinimlerini karşılamak için eksojen yağ asidi kaynaklarına güvenirler. Malassezia türünden on tanesi esas olarak insan derisinde, diğer 7 tür ise hayvan derisinde bulunur.

Malassezia, sağlıklı cildin mantar florasının büyük bir bölümünü (farklı bölgelere bağlı olarak %53-80) oluşturur, fakat aynı zamanda pitriyazis versikolor , Malassezia foliküliti, seboreik dermatit ve atopik dermatit gibi deri hastalıklarında patojenik bir rol oynar. 

Malassezia antijenleri ve insan benzerleriyle çapraz reaktivitesi

Egzamalı hastalar, ev tozu akarları, gıdalar, polenler, hayvanlar ve mikroplar gibi çok sayıda antijene karşı yüksek düzeyde IgE üretimi geliştirmeye yatkındır. Ek olarak, cilt florasının bir parçası olarak Malassezia , özellikle AD’nin cilt lezyonlarında cilt bağışıklık sistemi ile etkileşime girerek, dendritik hücreler aracılığıyla Malassezia’ya özgü IgE antikorlarının üretilmesi ve B hücrelerinin T hücresi aracılı aktivasyonu ile sonuçlanır. Gerçekten de, Malassezia’ya özgü IgE, AD’li çocukların %5-27’sinde ve yetişkinlerin %29-65’inde bulunurken, sağlıklı bireyler genellikle bu mantara karşı duyarlı değildir.

Tere karşı tip I alerjik reaksiyon olarak ter alerjisi

Dengeli bir vücut sıcaklığına sahip memelilerde dengenin sağlanması için ter vazgeçilmezdir. İnsan vücudunun üzerinde ekrin ter bezlerine sahiptir ve ekspirasyon ve ısı transferi gibi diğer termal kontrol mekanizmalarının aktivasyonu ile birlikte vücut sıcaklığını etkili bir şekilde düzenlemek için terler. Ter aynı zamanda cilt yüzeyini koruyucu bir duvar olarak kaplayan sebum tabakasının da bir bileşenidir. Ter alerjisi, egzama ve ısı artışı ürtikeri hastalarında görülen bu tür ter içeriğine karşı IgE aracılı ani tip reaksiyon olarak tanımlanır. 

Ter Alerjisi Tedavisi

Terleme önemli bir fizyolojik fenomen olmasına rağmen, cilt yüzeyinde fazla ter olması egzama belirtilerinin alevlenmesine katkıda bulunur. Ayrıca, hasarlı cilt bariyeri, ter antijeninin cilde daha kolay girmesine neden olur.  Bu nedenle, terlendiği zaman sık duş almak, serin ortam ile terlemenin önüne geçmek faydalı olacaktır. 

Egzama lezyonları için cide sürülen kortikosteroidler ve yumuşatıcılar ile bozulmuş bariyer fonksiyonlarının iyileştirilmesi, egzamalı hastalarda tere karşı duyarlılığı ve reaksiyonu önlemede etkili olabilir.

Ciltteki mantara yönelik tedaviler faydalı olabilir. Tedavi gerekip gerekmediği Madx Mat moleküler alerji testi ile Malassezia mantarına karşı alerjinin gelişip gelişmediği değerlendirilebilir. 

Ter antijen(ler)ine karşı toleransın indüklenmesi, ter alerjisinin üstesinden gelmek için başka bir stratejidir. Saflaştırılmış ter antijeni veya ham otolog ter ile desensitizasyonun kolinerjik ürtiker için etkili olduğu bildirilmiştir. 

Yarı saflaştırılmış ter alerjeninin histamin salma kabiliyetini nötralize eden bir diğer madde, üzüm ve yeşil çayda bulunan doğal bir polifenolik bileşik ve protein denatüre edici ajan olan tanik asittir. 

Sonuç olarak özetleyecek olursak

  • Ter vücut ısısının normal seviyede tutulması için faydalıdır.
  • Ter içindeki antibakteriyel maddeler ve bileşenler cilde mikrop bulaşmasını engeller.
  • Terleme ile cilt kuruyarak kaşınmaya ve cilt bariyerinin bozulmasına neden olur
  • Normal cilt florasında bulunan Malassezia adlı mantarın bileşeni terde eriyerek alerjen haline gelerek egzama ve kurdeşen alevlenmesine neden olabilir
  • Tedavide terlemeyi önleyici ortamların sağlanması, terleme sonrası duş ile terin uzaklaştırılması ve cildin bariyerinin düzeltilmesi çok önemlidir. 
  • Özellikle cildin doğal mantar florasına alerji gelişenlerde mantara yönelik tedavi uygulanabilir. 
0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.